19 Mayıs 2015 Salı

Gün Ortası Sigara Molası

Bir sigarayı, bir seni bırakamadım tamamen.
Bir bırakıyorum, bir başlıyorum.
Rakıyı bırakamıyorum,
Kahveyi de bırakamıyorum,
İkisi de bana sigarayı ve seni hatırlatıyor.
Bir de klişelerin gözünü seveyim.

15 Mayıs 2015 Cuma

Y.

Demek ki sönmemiş, kalmış içimde bir alevlenmelik çıtırtılar. Nefesi değdiği an harlandı. Ouzo veren itfaiyenin hortumunu seveyim.

En çok da dudakları, deli gibi öpmek istediğim de kendimi tutmak zorunda olduğum dudakları.
Biraz da gözleri, yanlış anlamasın diye bakamadığım gözleri...
Özlemişim hepsini.

En güzel günlerim,
En büyük pişmanlıklarım,
En kötü anılarım...

Ameliyatlı yerime denk geldin yine be...



 

15 Şubat 2014 Cumartesi

Bir Yerde Tıkanıyor İnsan

Ufak tefek bir şey, koşuşturup duruyor ortalarda. Seviyor işini belli ki, öfleyip püflüyor tabi ama seviyor işte, anlıyorsun bir şekilde.

Saçları kıvırcık mı bilmem ama kıvırdığını biliyorum. Değilse bile kıvırıyor demeye getiriyorum, hatta ayna karşısında, alttan alttan yaptığı dokunuşlarla kabarttığına emin gibiyim. Yaşına dair en ufak bir bilgim yok. Pantolonun ona çok yakıştığı gibi bir gerçeğe kimse itiraz edemezdi.

Ufak adımlarıyla yaklaştı, mesafeli ve kontrollü bir duruş sergiliyordu önümde;

"Tamam mıyız sence" dedi.

"Sanmıyorum" dedim.

"Eksiğimiz ne kaldı ki" şeklinde uzun mont giymiş ve fötrü ile gizemli bir duruşa kavuşmuş olan o soru takip etti...

"Senin gibi birine erişebilme şansım ne olabilir ki?" dedim, neden bilmem. Bunu söylemek değildi amacım oysa, bir yerlerde tünel kazmış olmalı! Ya da iş birlikçi, işlevsiz bir beyin kıvrımımdı yardım eden kaçışına...

"Belki biraz eğilirsem..."

Cümlenin sonunu beklemesi gerektiğini bilecek kadar akıllı ve o akıl ile oldukça çekiciydi. Kısa boyunu şaka konusu yapmayacağımı biliyor gibiydi. (En azından şimdilik yapmayacağımı...)

"...seni bir ömür boyu başımın üstüne koyacağım hamleyi yapabilirim. Belki de vızır vızır araba seslerini, kıyıya vuran dalgalara benzeterek uyuduğumuz beton bir evimiz olur ve yaşlanırım orada seninle. Burnum akar belki, mendil yoktur komodinde..."


16 Ocak 2014 Perşembe

Yav He He

Belki sen de özlemişsindir diye,
Arada bakarsın belki diye,
Fotoğraflarımı halka açtım,
İletilerimi herkesin görebileceği hale getirdim...
Manidar paylaşımlarda bulundum,
Kedili fotoğraflarla avundum.

Sevdiğin sanatçıları beğendim,
Okuduğun kitapları okumuş gibi yaptım,
Belki sen de özlemişsindir,
Arada bakarsın,
Bakarsın ve de sorarsın diye,
Ekşisözlükten özetlerini çıkardım.
Beğenmez oldum hiçbir şeyi,
Göze girebilir şeklinde ispiyonladım,
Sevişen sözlük aşıklarını trolledim,
Çaylak oldum da duruldum.

Gittiğin günden beri İncideyim,
Ferre linkleri paylaşanları takipteyim,
Dilim varmıyor söylemeye amma,
Sanırım bayağı bir diplerdeyim,
Bir acayip triplerdeyim.
Depresyondayım,
Unutuldum,
Aldatıldım.

Özledim seni,
Tanrı biliyor ya, zira CC'de kendisi,
Defalarca seni ne kadar özlediğimi maillere döktüm,
Bir kez olsun geri dönmedin,
Sanırım sen beni hiç özlemedin,
Komşulara karşı çok ayıp oldu.
Dolar, iki lirayı buldu,
Ben seni bulamıyorum...

Başak burcu kadınlara küfrettim,
Boğa burcu erkekleri okudum,
Kendimle kıyasladım ve hak verdim.
Tuvalette on saat durdum,
Ucuz dergiler bitti bir de,
Oda kokusunun,
Deterjanın,
Şampuanın içindekileri okudum.
Bir senin içindekileri okuyamadım,
Komşulara karşı çok ayıp oldu...

3 Ocak 2014 Cuma

"Nasılsın?"

Bazen bu soruyu duymak isteyecek kadar yalnızlaşırsın, bazen de en yalnızlaştığın anda duymak istemeyeceğin tek soru olur.

"Nasılsın?"

Bu hâliyle bir burukluk barındırır, yaşanmışlığı vardır eksizliğinde, samimiyetine set çekilmiş bir duvarı vardır. Duvarın ardından, kısacık boyu ve kıvır kıvır saçlarıyla duyurur sesini...

"Nasılsın?"

Bildiğin gibi... Bilmek istemeyi bıraktığın gün, ne nasıl ise, öyle işte. En son neyi ne bildiysen, o şekilde. Mantıklı bir açıklaması, istekli bir cevabı olmayanından hem de.

18 Temmuz 2013 Perşembe