5 Ekim 2012 Cuma

American Obesity


İnce Belli

Bir sürü fotoğraf çekiyor arkadaşlar,
Gülüyoruz, eğleniyoruz, bağırıyoruz...
Hatıra olsun diye,
Fotoğraflar çekiyor arkadaşlar...
Onlar çekmese ben çekiyorum.

Karşımda sen varmışsın gibi bakıyorum hep objektife,
Bir zamanlar sana baktığım gibi, o şekilde.
Sevgi dolu bir insan olduğumdan değil hoş,
Yanlış anlamanı istemem.
Kaldı ki öyle olmadığımı sen de iyi bilirsin...
Çok fazla insan sevmem.

Ama olur da bir gün bir yerlerde denk gelirsen,
Yine öyle gör beni diye,
O şekilde bakıyorum objektife.
Ne hissedeceğin umurumda bile değil aslında,
Ama ben sadece,
Karşımda sen varmışsın gibi bakıyorum.

Ve her defasında bir dudak payı bırakıyorum çay bardağımda,
Hayal meyal aklımda dudakların.
İşte öyle, olur da, gelir de içmek istersin diye,
Her defasında bir dudak payı bırakıyorum çay bardağımda.
Balkona koyuveriyorum.
Olur da uçar gelirsin bir gün, konup içmek istersin.
Yanında da bir parça simit...

Sonra yine yalanlar söyleriz birbirimize,
Sen bana eline geçen ilk nesneyi fırlatırsın,
Ben de kalbini kırarım salyalarım dağılırken sağa sola.
Ağlamaya başlarsın, hiç kabahatin yokmuş gibi!
Sus, derim!
Sus, bunu sen başlattın.
Hiç kabahatim yokmuş gibi.

Kızarsın,
Git demezsin ama
Ben yine anlarım,
Anlar ve giderim.
Anlamasam yine giderim...

Bir dudak payı bırakırız kendimizde,
Yıllar sonra, belki bambaşka bir yerde;
Çekilmiş bir fotoğrafım sana bakıp gülümsüyorken,
Gelir önüne...
Yanar dudakların,
Üfleyerek içersin.